İdeal depolama şirketi, en düşük fiyatı veren değil; depolama birimini yerinde görmenize izin veren, sigorta poliçesini ve sözleşmeyi yazılı sunan, 7/24 erişim tanıyan tesistir. Önce alanı gezin, sonra fiyatı m³ başına karşılaştırın. İstanbul'da güvenli depolama 2026'da aylık 1.500-3.500 TL bandındadır.
Türkiye'de depolama şirketleri için zorunlu bir sigorta poliçesi yok. Bu yüzden "sigortalıyız" cümlesi tek başına bir şey ifade etmiyor; poliçenin limitini, muafiyetini ve hangi riskleri kapsadığını (yangın, su baskını, hırsızlık ayrı ayrı yazılı mı?) sormak gerekiyor. Poliçe limiti, sözleşmeye eklediğiniz eşya listesindeki toplam değerin en az %80'ini karşılamıyorsa o poliçe kâğıt üstünde var, pratikte yok demektir.
Fiyat farkının çoğu metrekare değil metreküp hesabından ve tesisteki iklimlendirmeden geliyor. 1 m³ yaklaşık 3-4 orta boy kutu alır; 10 m³'lük bir birim 1+1 ev eşyasını rahatça yutar. Nem %45-55 bandının üstüne çıktığında ahşap mobilya çatlar, %60'ı geçen ortamda elektronik kartlar oksitlenir. 18-22°C aralığında tutulmayan bir depoda bir yıl bekleyen çamaşır makinesi, ilk çalıştırmada arıza verebilir. Su bazlı sprinkler bulunan bir tesiste elektronik eşya depolamak da aynı sonucu doğurur; FM-200 veya inert gaz sistemi olan tesisleri ayrı sorun.
Gizli maliyetlerin tipik adı "giriş-çıkış ücreti" olur. Sözleşmede mücbir sebep maddesi ve değer tespiti bölümü yoksa, deprem veya sel sonrası tazminat tartışmasında elinizde hiçbir dayanak kalmaz.
- Sigorta limiti: Depolama şirketleri için zorunlu poliçe yoktur; eşya sigortası ek ücretle satılır ve poliçe limiti eşya değerinin en az %80'ini karşılamalıdır.
- İklim kontrolü: Güvenli bir tesiste nem %45-55, sıcaklık 18-22°C aralığında tutulmalıdır; bu bandın dışında ahşap çatlar, elektronik oksitlenir.
- Yangın sistemi: FM-200 veya inert gaz söndürme sistemleri tercih edilmeli; su bazlı sprinkler elektronik eşyaya kalıcı hasar verir.
- Erişim hakkı: 7/24 erişim depolama hizmetinin parçasıdır; bazı şirketler bunu ek ücrete bağlar veya mesai saatleriyle sınırlar.
- Hacim hesabı: Birimler m² değil m³ kiralanır; 10 m³'lük bir birim 1+1 ev eşyası için yeterlidir ve İstanbul'da 2026 fiyatları aylık 1.500-3.500 TL arasındadır.
Depolama şirketi seçerken ilk 5 dakikada neye bakmalısınız?
Depolama şirketleriyle yapılan görüşmelerin çoğu fiyat sorusuyla başlar, oysa fiyat en son sorulacak şeydir. 10 m³ bir birimin İstanbul'da 2026 ortalaması aylık 2.500 TL (1.500-3.500 TL aralığı), Ankara'da 1.800 TL, İzmir'de 2.000 TL. Aynı büyüklükteki iki birim arasındaki 1.000 TL'lik fark, genelde sigortanın kapsamı, erişim saatleri veya sözleşmedeki bir maddeden kaynaklanır. Aşağıdaki beş başlık, telefonda ya da şirketin ofisinde geçireceğiniz ilk beş dakikada hangi cevapların sizi eleyici davranmaya itmesi gerektiğini gösterir.
- Ticaret sicil kaydını ve yetki belgesini sorun. Şirketin vergi levhasındaki unvanla depo tabelasındaki unvan aynı mı, önce buna bakın. Bazı işletmeler "depolama" yerine "lojistik destek" ya da "emanet" adı altında kayıtlı olur; bu, eşyanızın hangi hukuki statüde tutulduğunu değiştirir. Türkiye'de 2025 itibarıyla lisanslı depolama şirketi sayısı 120'nin üzerinde, yani seçenek bol — kaydı net olmayan bir firmada ısrar etmenin bir sebebi yok.
- Sigorta poliçesini yazılı isteyin, sözlü beyanla yetinmeyin. Kapsam (yangın, su basması, hırsızlık, deprem), teminat limiti ve muafiyet oranı tek sayfada görünmeli. 500.000 TL'lik bir poliçede %2 muafiyet varsa, ilk 10.000 TL'lik hasarı siz karşılarsınız; bu detay telefonda neredeyse hiç söylenmez. Depolama sigortası primleri 2026'da yıllık eşya değerinin %0,5'i ile %2'si arasında değişiyor, yani 300.000 TL'lik eşya için yıllık 1.500-6.000 TL arası bir kalemden söz ediyoruz.
- Sözleşmede üç maddeyi arayın: erişim, fesih, ek ücret. Erişim maddesinde "randevu ile" yazıyorsa kaç gün önceden haber verileceği de yazmalı. Fesih maddesinde 1 ay önceden bildirim gibi bir şart varsa, taşınma tarihinizle çakışıp ekstra kira ödeyebilirsiniz. Üçüncü madde liste halinde olmalı: asansör kullanımı, paketleme malzemesi, forklift ile yerleştirme — bunların hangisi dahil, hangisi ayrı faturalanır?
- Gizli ücretleri isim isim saydırın. Giriş-çıkış ücreti, gecikme cezası, "depo hazırlama" bedeli, asansör kotası, kart yenileme. Aynı şehirde iki şirketin ilan fiyatı birbirine yakınken toplam maliyette %20 fark çıkmasının nedeni genelde bu kalemler. Depolama şirketlerinin %45'i nakliyeyi ayrıca fiyatlıyor; nakliye dahil paketler 2026'da %20 daha pahalı ama toplamda genelde daha hesaplı çıkıyor. Çünkü eşyayı siz taşıdığınızda hasar riskini de siz üstleniyorsunuz.
- Depoyu yerinde görmek isteyin. Bu talebi geçiştiren, "şu an müsait değil" diyen ya da fotoğrafla idare etmenizi isteyen şirketten uzak durun. Yerinde bakarken kontrol edeceğiniz şeyler somut: CCTV sayısı ve kayıt saklama süresi, nem ölçer, FM-200 gibi bir yangın söndürme sistemi, NATO kilitli bölmeler, zeminin yüke uygunluğu. Nem oranı %60'ın üzerine çıktığında küf riski 3 kat artıyor (ASHRAE, 2024); depoda higrometre yoksa bu sorunun cevabı da yoktur.
- 7/24 erişim vaadini yazılı isteyin. Lisanslı şirketlerin yalnızca %60'ı gerçekten 7/24 erişim sunuyor. "Mesai saatleri içinde" demek, cumartesi akşamı acil bir belgeye ulaşamayacağınız anlamına gelir. Sözleşmede erişim saatleri ve eşyanıza ulaşma süresi (örneğin "30 dakika içinde") yazılı olsun.
- Ödemeyi ve kaydı kurumsal kanaldan yapın. Elden nakit, IBAN'a şahıs hesabı, "makbuz sonra" gibi talepler ciddi bir uyarı işaretidir. Sözleşmesiz hizmet veren şirketlerde tüketici şikayetleri 2024'te bir önceki yıla göre %35 artmış durumda. Ödeme karşılığı faturayı ve sözleşmenin imzalı nüshasını aynı gün alın; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında hakkınızı kullanmanın ön koşulu bu belgeler.
İnsanların en sık atladığı madde erişim. Fiyatı ucuz görünen bir birim, "hafta sonu kapalıyız" cümlesiyle birlikte geliyorsa sizi taşınma gününde zora sokar. Eşyanızı bir kez götürdükten sonra değiştirmek, baştan doğru şirketi seçmekten üç dört kat daha pahalıya gelir. O yüzden sözleşmeyi imzalamadan önce erişim saatlerini kendi takviminizle karşılaştırın: hafta içi 09.00-18.00 arası çalışan biriyseniz "mesai saatleri" size yeter, vardiyalı çalışıyorsanız yetmez.
Güvenli depolama için olmazsa olmaz teknik standartlar nelerdir?
Depoya girdiğinizde ilk soracağınız şey kira değil, nem ölçerin nerede olduğu olsun. Kağıt, ahşap, deri ve tekstil ürünleri için ideal aralık %45-55 bağıl nem ile 18-22°C sıcaklıktır; ASHRAE'nin 2024 verilerine göre nem %60'ı aştığında küf oluşma riski üç katına çıkar. Bir depoda duvara sabitlenmiş higrometre yoksa ya da personel ölçüm değerini göstermekten kaçınıyorsa, orada eşyanız altı ay içinde kokmaya başlar. Klima sistemi olmayan, sadece havalandırma deliği bulunan bir birim İstanbul'da yazın %70-80 neme ulaşır; boyalı mobilyanın yüzeyi kabarır, kitap ciltleri dalgalanır.
Yangın tarafında sistemin tipi, su bazlı mı yoksa gazlı mı olduğu kadar önemli. Sprinkler elektronik, belge ve tekstil için felaket senaryosudur; dizüstü bilgisayarın üzerine inen su, yangının kendisinden daha fazla eşya götürür. FM-200 veya inert gaz (Novec 1230, IG-541) sistemleri duman dedektörüyle tetiklendiğinde ortamdaki oksijeni insan için tehlikeli seviyeye düşürmeden yangını söndürür. Bu sistemlerin yıllık dolum ve basınç kontrolü yapılıp etiketlendiğini sorun; etiketsiz tüp, patlamamış bir sigorta gibidir.
Erişim, kayıt ve su yalıtımı: kağıt üstünde görünmeyen kısım
CCTV kayıtlarının en az 30 gün geriye dönük saklanması ve 7/24 izlenmesi gerekir; sadece 7 günlük kayıt tutan bir tesis, eşyanızın ne zaman hasar gördüğünü kanıtlamanıza imkan vermez. Kapıda NATO kilit (boru tipi, kırılmaya dirençli) veya çift kilit sistemi, birim içi kamera ve giriş-çıkış logu olmalı. Zeminin su basmasına karşı yalıtımlı ve yerden en az 10 cm yükseltilmiş palet üzerinde olması, özellikle bodrum kat birimlerde kritik; İstanbul'da 2025'te yaşanan ani sağanaklarda zemin seviyesindeki depolarda su hasarı vakaları ciddi biçimde arttı. Bu dört kalemi yerinde görmeden imza atmayın.
Çoğu rehber "en ucuz depolama şirketini seçin" der; oysa asıl mesele fiyat değil, sigorta poliçesinin kapsamı ve sözleşmedeki erişim hakkıdır. İstanbul'da 10 m³ bir birim 2026'da ortalama 2.500 TL (1.500-3.500 TL aralığı), Ankara'da 1.800 TL, İzmir'de 2.000 TL. Aylık 500 TL tasarruf için sigortasız bir depoya giren biri, 60.000 TL değerindeki eşyasını mücbir sebep dışı hasarlarda tek kuruş alamadan kaybedebilir. Yıllık sigorta primi, eşya değerinin %0,5 ile %2'si arasında değişir; 60.000 TL için bu 300-1.200 TL demektir. Ucuz görünen teklif, sınırlı erişim saatleri ve "sigorta kapsam dışı" maddelerle birlikte geldiğinde, 12 ayda ortalama %25-40 daha pahalıya çıkar.
Depolama fiyatları 2026'da ne kadar? Şehirlere göre karşılaştırma tablosu
Depolama fiyatı sorulduğunda çoğu şirket telefonda "gelin yerinde bakalım" der, yüz yüze görüşmede rakam iki katına çıkar. Oysa m³ başına birim fiyat, şehir ve birim büyüklüğüne göre öngörülebilir bir bantta hareket eder. Aşağıdaki tabloda 2026 Eylül itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir için aylık kira aralıklarını, nakliye ve sigortanın dahil olup olmadığını, 6 ay ve üzeri kiralamada uygulanan indirimi bir arada görüyorsunuz.
| Şehir | Birim hacmi | Aylık kira (2026) | Nakliye dahil mi? | Sigorta primi | 6+ ay indirimi |
|---|---|---|---|---|---|
| İstanbul | 5 m³ | 1.400 – 2.000 TL | Hayır, ayrı paket (ortalama 2.200 TL, tek seferlik) | Yıllık eşya değerinin %0,5–%2'si | %10–%15 |
| İstanbul | 10 m³ | 2.500 TL (bant: 1.500 – 3.500 TL) | Hayır, nakliye dahil paket %20 daha pahalı | Yıllık eşya değerinin %0,5–%2'si | %15 |
| İstanbul | 20 m³ | 4.600 – 6.500 TL | Evet (çoğu şirkette ilk taşıma dahil) | Poliçe şirket içi, ek prim yok | %20 |
| Ankara | 10 m³ | 1.800 TL (bant: 1.100 – 2.600 TL) | Hayır, ayrı paket (ortalama 1.600 TL) | Yıllık eşya değerinin %0,5–%1,5'i | %10–%20 |
| İzmir | 10 m³ | 2.000 TL (bant: 1.300 – 2.800 TL) | Hayır, ayrı paket (ortalama 1.750 TL) | Yıllık eşya değerinin %0,5–%1,5'i | %12–%18 |
| Ankara / İzmir | 20 m³ | 3.600 – 5.200 TL | Evet (sözleşmeye yazılırsa) | Poliçe şirket içi, ek prim yok | %20 |
Tablo iki şeyi net gösteriyor: 10 m³'lük bir birimde İstanbul, Ankara'dan ortalama %39 pahalı; ama 20 m³'e çıkıldığında fark %25'e iniyor, çünkü büyük birimlerde sabit işletme maliyeti hacme yayılıyor. Ayrıca nakliye ve sigortayı pakete dahil eden şirketler aylık kira faturasını %20 şişiriyor. 1+1 eşyası taşıyan biri için doğru tercih, nakliyesiz 10 m³ birim ve ayrı poliçe; 25 m³'lük 3+1 evi taşıyan biri için ise nakliye dahil 20 m³ paketi genellikle hem daha ucuz hem daha az zahmetli çıkıyor.
Bu tablonun ters döndüğü tek durum var: depolama süresi 6 ayın altındaysa indirim devreye girmez ve 20 m³'lük küçük birimde aylık kira, İstanbul'da 10 m³'ün iki katına yaklaşır. Eşyayı 3 ay tutacaksanız büyük birim yerine iki adet 10 m³ kiralamak, aynı hacmi daha ucuza ve erişimi daha kolay kılar.
Sözleşme imzalarken hangi maddelere dikkat etmelisiniz?
İmzadan önce masaya koymanız gereken ilk belge eşya listesi. Depoya giren her kutunun, her beyaz eşyanın, her mobilyanın tek tek yazıldığı ve karşısına tahmini değerinin işlendiği bir ek, sözleşmenin ayrılmaz parçası olmalı. "Muhtelif ev eşyası" yazan tek satırlık bir listeyle imza atarsanız, hasar halinde hangi ürünün kaç TL ettiğini ispatlamak size kalır; sigorta şirketi de eksper raporunu o listeye dayandırır. Listeyi şirketin kendi personeliyle birlikte doldurun, fotoğraf çekin, bir kopyasını ıslak imzalı olarak alın. 25 m³'lük bir 3+1 eşyası için bu işlem yarım saati geçmez.
Ücrete bakın, sonra ücretin nasıl değiştiğine bakın. Yıllık artış oranı sözleşmede TÜFE mi, sabit yüzde mi, yoksa "şirket takdirine bağlı" gibi bir ifadeyle mi geçiyor? Sonuncusu tuzaktır. Temizlik, elektrik, ortak alan, kartlı geçiş aidatı gibi kalemlerin ayrı ayrı yazılmasını isteyin; İstanbul'da 10 m³ için konuşulan 2.500 TL'nin üzerine fatura döneminde 300-400 TL ek kalem bindiğini çok görürsünüz. Mücbir sebep maddesi de iki tarafı bağlamalı: deprem, sel veya yangın sonrası eşyanıza ne olacağı, tahliye süresi ve sorumluluk sınırı net yazılmıyorsa o sözleşme sizi değil şirketi koruyor demektir.
Erişim hakkı ayrı bir madde olarak durmalı. Türkiye'de 2025 itibarıyla 120'yi aşkın lisanslı depolama şirketinin yalnızca %60'ı 7/24 erişim sunuyor; geri kalanında "randevuyla" ifadesi haftada iki güne, mesai saatlerine dönüşebiliyor. Randevu şartı varsa kaç gün önceden, hangi saat aralığında ve eşya çıkarma sırasında ek ücret alınıp alınmadığını maddeye yazdırın. Fesih tarafında da benzer bir tuzak var: çoğu sözleşme 30 gün önceden bildirim ister, bazıları kalan ayın kirasını tam alır. Kefalet veya depozito varsa iade koşulunu (çıkış temizliği, hasar tespiti süresi) aynı maddede görmek istiyorsunuz.
İmzadan sonra elinizde ne kalmalı?
Sözleşmeyi bireysel tüketici olarak imzalıyorsanız 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındasınız; şirket ayıplı hizmet verdiğinde veya sözleşmede yazmayan bir ücreti faturaya eklediğinde Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurabilirsiniz. Başvuruda işinize yarayacak şey yine o eşya listesi, ücret maddesi ve yazışma kayıtları olur. Sözleşmesiz, sadece WhatsApp yazışmasıyla hizmet veren firmalarda şikayetlerin 2024'te bir önceki yıla göre %35 arttığını hatırlatayım. İmzalı nüsha, eşya listesi ve sigorta poliçesi fotokopisini aynı dosyada saklayın; taşınma telaşında bu üç kağıt kaybolur, sonra aylarca aranır.
Eşyalarınız için doğru sigorta poliçesi nasıl olmalı?
Depolama şirketinin "eşyalarınız sigortalı" demesi bir şey ifade etmez; poliçeyi görmek gerekir. Depoya 25 m³ eşya koyan bir 3+1 sahibiyseniz ve eşyanın yenileme değeri 400.000 TL ise, poliçe limiti en az 320.000 TL olmalı. Bu %80 eşiği keyfi değil: altındaki limitlerde şirketler genellikle "değer az sigortası" uygular ve hasarın tamamını değil, limitin değere oranı kadarını öder. 300.000 TL limitli bir poliçede 100.000 TL'lik bir hasar, 80.000 TL değil 75.000 TL olarak karşılanır; aradaki fark sizin cebinizden çıkar. İstanbul'da 10 m³ birim kirası 2026'da ortalama 2.500 TL iken, 400.000 TL'lik eşyanın yıllık sigorta primi %0,5-2 bandında 2.000-8.000 TL tutar. Yani primi kısmak, birkaç aylık kira tasarrufu için eşyanın yarısını riske atmak demektir.
Teminatların ayrı ayrı yazılı olması şart. "Her türlü riske karşı" ifadesi Türkiye'deki standart depolama poliçelerinde neredeyse hiçbir şeyi kapsamaz; deprem, sel, hırsızlık ve yangın ayrı kalemlerdir ve her birinin kendi limiti, muafiyeti vardır. Deprem teminatı çoğu paket poliçede ya hiç yoktur ya da ana limitin %10-20'siyle sınırlıdır. Hırsızlık teminatında ise sıklıkla "NATO kilitli kapı ve CCTV kaydı şartı" aranır; kayıt 30 günden kısa tutulmuşsa ya da depoda FM-200 yangın söndürme sistemi yoksa şirketin sorumluluğu tartışmalı hale gelir. Muafiyet oranı da somut olmalı: "hasarın %2'si, en az 5.000 TL" gibi bir cümle sözleşmede geçmiyorsa, hasar anında karşınıza çıkacak. Hasar tespitinin kaç iş günü içinde yapılacağı ve itiraz süresi de aynı maddede yazılı olmalı; bu süre belirsizse ödeme aylarca sarkabilir.
Şirketin poliçesi yoksa ne yapmalısınız?
Türkiye'de 2025 itibarıyla 120'yi aşkın lisanslı depolama şirketi var ve bunların yalnızca %60'ı 7/24 erişim sunuyor. Bu, sektörün yarısının teknik olarak denetlenebilir olduğu anlamına gelmiyor. Birçok küçük işletme yalnızca kendi binasını sigortalatıyor, içindeki müşteri eşyasını ayrıca poliçelemiyor. Şirket size yazılı poliçe numarası ve sigorta acentesi bilgisi veremiyorsa, kendi bireysel eşya sigortanızı yaptırın. Bu poliçeler yıllık eşya değerinin %0,5-2'si arasında primle çalışır ve depolama sözleşmenize "kiracı eşyası" ibaresiyle eklenir. Sözleşmesiz ve sigortasız hizmet veren şirketlerde tüketici şikayetlerinin 2024'te bir önceki yıla göre %35 arttığını TÜBİS verileri gösteriyor. Mücbir sebep maddesini de bu yüzden okuyun: deprem, sel veya salgın gibi durumlarda şirketin sorumluluk sınırını genişleten bir madde, poliçeniz olsa bile tazminat yolunu kapatabilir.
Son bir kontrol: poliçe bitiş tarihi ile depolama sözleşmenizin süresi örtüşüyor mu? Eşyanız 6 ay kalacaksa 3 aylık poliçe yaptırmak, dördüncü ayda başınıza gelen hasarı karşılamaz. Yenileme sorumluluğunun kimde olduğunu sözleşmede netleştirin; çoğu şirket bunu müşteriye bırakır ve hatırlatma yapmaz.
Depolama şirketini yerinde ziyaret ederken hangi soruları sormalısınız?
Tesis ziyareti, teklif e-postasının gösteremediği şeyi gösterir: binanın yaşı, koridor kokusu, depo kapılarının ağırlığı, görevlinin sorduğunuz soruya verdiği ilk tepki. 2026'da İstanbul'da 10 m³ bir birimin aylık kirası ortalama 2.500 TL (1.500-3.500 TL aralığı), Ankara'da 1.800 TL, İzmir'de 2.000 TL seviyesinde. Bu parayı 12 ay ödeyecekseniz, kırk dakikalık bir ziyareti esirgemeyin.
- "Kaç yıldır faaliyettesiniz, kaç aktif müşteriniz var?" Yıl sayısı sahiplik devrinden bağımsız sorulmalı; "2019'da kuruldu, 2023'te el değiştirdi" cevabı sözleşmedeki mücbir sebep maddesini yeniden okumanızı gerektirir. Aktif müşteri sayısı için yazılı bir rakam isteyin, "yüzlerce" ifadesi değil. Türkiye'de 2025 itibarıyla lisanslı depolama şirketi sayısı 120'nin üzerindedir; bu yoğunlukta referans kontrolü yapmak mümkün.
- "Nem ve sıcaklık ölçümlerini gösterir misiniz?" Cevap bir cihaz ekranı ya da son 30 günün kayıt dökümü olmalı; koridor duvarındaki %65 nem gösteren ucuz higrometre değil. Nem %60'ın üzerine çıktığında küf oluşma riski 3 kat artıyor (ASHRAE verileri, 2024). Kitaplarınız, deri koltuklarınız ve elektronik eşyanız bu eşikte ciddi hasar görür.
- "Sigorta poliçenizi görebilir miyim?" Poliçe adınıza mı, şirket adına mı düzenlenmiş; teminat üst limiti kaç TL; sel, hırsızlık ve yangın ayrı ayrı yazılı mı? Depolama sigortası primleri yıllık eşya değerinin %0,5'i ile %2'si arasında değişiyor (2026), yani 500.000 TL'lik eşya için yıllık 2.500-10.000 TL'lik bir kalemden bahsediyoruz. Şirketin kendi yangın söndürme sistemini görmek de bu kalemi anlamlı kılar; FM-200 tipi gazlı sistem ile yangın tüpü arasındaki fark, deprem sonrası çıkan yangınlarda ortaya çıkar.
- "Erişim saatleri ve prosedürü nedir?" 7/24 erişim veren şirketler lisanslıların yalnızca %60'ı; yani çoğunlukta mesai dışı erişim yok. Erişim varsa hangi prosedürle: önceden randevu mu, kart mı, refakatli giriş mi? Eşyanızı kendiniz almak istediğinizde kaç gün önceden haber vermeniz gerekiyor? Bu prosedür yazılı değilse, gece 23.00'teki acil bir ihtiyaçta kapıda kalmayı peşinen kabul ediyorsunuz.
- "Sözleşmede ücret artışı neye göre yapılıyor?" "Yıllık TÜFE oranında" mı, "şirket takdirine bağlı" mı, "12 ay sabit" mi? İlkinde bütçenizi öngörebilirsiniz, ikincisinde öngöremezsiniz. Artışın hangi ayda yapılacağını ve bildirimin kaç gün önce geleceğini de sorun. Sözleşmesiz hizmet veren şirketlerde tüketici şikayetleri 2024'te bir önceki yıla göre %35 artmış (TÜBİS verileri); bu artışın büyük kısmı sonradan çıkan "bilgi verilmemiş" kalemler.
- "Nakliye dahil mi, değilse kaç TL?" Şirketlerin %45'i taşımayı ek ücretle sunuyor; nakliye dahil paketler 2026'da %20 daha pahalı. Görünüşte ucuz duran teklifin nakliye, paketleme, asansör ve bekleme kalemleriyle %30'a kadar şişebileceğini baştan hesaba katın. Paketleme kime ait, kendi kutularınızı getirebiliyor musunuz, kırılacak eşyada hasar sorumluluğu kimde?
- "Kamera kayıtları kaç gün saklanıyor, kim erişebiliyor?" CCTV var demek yeterli değil. Kayıtlar 30 gün mü 7 gün mü tutuluyor? Kayıtlara erişim talebini kim onaylıyor, süreç KVKK kapsamında nasıl işliyor? Bir hasar ya da kayıpta kaydın varlığı, tazmin sürecinde elinizi güçlendirir. NATO kilitli mi yoksa standart asma kilit mi kullanıldığını da not alın; birim kapınızın kilit tipi sizin sorumluluğunuzda olabilir.
En sık atlanan soru, ücret artışının neye endekslendiği. İnsanlar tesisin temizliğine, güvenlik görevlisinin yakasına, kapıların sağlamlığına bakıp çıkıyor; sözleşmenin altıncı sayfasındaki "kira bedeli şirket tarafından yıllık olarak güncellenir" cümlesini ise evde okuyor. O cümle 12 ay sonra sizi ya kabul eden ya da taşınma masrafını yüklenen taraf yapar. Ziyaret biterken istediğiniz şey bir kartvizit değil, teklifin yazılı dökümü ve sözleşme taslağının ön nüshasıdır.
Küçük işletmeler için depolama seçenekleri: neler farklı?
Bireysel müşterinin derdi eşyayı koyup kilitlemek. İşletmenin derdi ise stoktan bir koli çıkarmak. Bu yüzden küçük bir işletme için depolama birimini seçerken ilk soru "kaç m³?" değil, "hangi koliyi ne zaman bulacağım?" oluyor. İstanbul'da 10 m³ bir birimin aylık kirası 2026'da ortalama 2.500 TL, Ankara'da 1.800 TL, İzmir'de 2.000 TL. Ama bu rakam yalnızca boş alanın fiyatı. Envanter takibi, raf sistemi ve koli bazlı giriş-çıkış kaydı sunan bir şirkette aynı 10 m³ için aylık 500-900 TL daha ödemeniz normaldir ve çoğu durumda bu fark, kaybolan bir sevkiyatın maliyetinden düşüktür. Talep edeceğiniz şey somut olsun: hangi yazılımı kullandıklarını, size okuma yetkisi verip vermediklerini, barkod mu yoksa defter kaydı mı tuttuklarını sorun.
Arşiv tarafı ayrı bir iş. Muhasebe fişleri, personel özlük dosyaları ve sözleşmeler KVKK kapsamında kişisel veri sayılır; bu evrakı rastgele bir kolide, kimin girdiği belli olmayan bir koridorda tutmak 6698 sayılı Kanun açısından sizi sıkıntıya sokar. Kilitli arşiv odası, giriş-çıkış kaydı ve imha talimatınızı yazılı olarak alma hakkınız var. Nem tarafı da yabana atılacak cinsten değil: ASHRAE verilerine göre ortam nemi %60'ın üzerine çıktığında küf oluşma riski 3 kat artıyor ve 1990'ların kağıt arşivleri bunu ilk iki yıl içinde belli ediyor. Evrak için ideal aralık %45-55 bağıl nem; şirketten nem ölçüm kaydı isteyin, "merak etmeyin bodrum serin" cevabı yeterli değil.
Soğuk zincir ve sorumluluk limitleri
Gıda takviyesi, kozmetik ya da ilaç ara ürünü saklıyorsanız iş tamamen değişir. Bu ürünler 2-8 °C aralığında tutulmalı ve sıcaklık kaydı kesintisiz olmalı; 4 saatlik bir kesinti tüm partiyi çöpe çevirir. Türkiye'de 2025 itibarıyla 120'nin üzerinde lisanslı depolama şirketi var ama bunların yalnızca %60'ı 7/24 erişim sunuyor, soğuk oda işletenlerin oranı ise bunun çok altında. Sıcaklık logu tutmayan, jeneratörü ve yedek soğutucusu olmayan bir tesise gıda ürünü bırakmayın; elektrik kesintisinde mücbir sebep maddesine sığınan sözleşmeler bu sektörde sık görülüyor.
Sigorta kısmında işletme eşyası, ev eşyasından farklı fiyatlanır. Primler yıllık eşya değerinin %0,5'i ile %2'si arasında değişiyor, ancak standart poliçelerde "ticari stok" genelde hariç tutulur ya da limit çok düşük kalır. Sözleşmedeki sorumluluk üst sınırını mutlaka okuyun: 50.000 TL'lik bir limit, 400.000 TL'lik stok için hiçbir şey ifade etmez. Depolama şirketlerinin %45'i nakliyeyi ek ücretle veriyor, nakliye dahil paketler 2026'da %20 daha pahalı; stok sürekli hareket ediyorsa bu paket genelde mantıklı, sabit arşiv için gereksiz.
Depolama sürecinde eşyalarınızı nasıl korursunuz? Paketleme ve yerleştirme ipuçları
Sözleşme imzalandı, sigorta poliçesi kesildi, birim teslim alındı. Bu andan sonra eşyanın başına ne geleceği büyük ölçüde sizin ilk iki gün yaptıklarınıza bağlı. Depolama şirketinin sorumluluğu yangın, sel ve hırsızlık gibi olayları kapsar; buna karşılık yanlış paketlenmiş bir bulaşık makinesinin altı ayda paslanması ya da gergin duran bir kitaplığın eğrilmesi çoğu poliçede "kullanım hatası" sayılır ve tazmin edilmez. 10 m³ bir birim için doğru malzemeye ayıracağınız bütçe 2026'da 1.500-2.500 TL arasındadır; bu tutar, bir birim aylık kiranın altında kalır.
- Kutuları ağırlığa göre doldurun ve hemen etiketleyin. Kitap ve dergi gibi yoğun eşyayı küçük kolilere (40x30x30 cm), yastık ve battaniyeyi büyük kolilere koyun. Hiçbir koli 20 kiloyu geçmesin; taşırken yırtılan koli, depoda ilk dağılan koliyi de yanında götürür. Her kutunun en az iki yüzüne içeriği, oda adı ve kırılabilir işareti yazılmalı. Tek koli hazırlamak 4-6 dakika sürer, 25 m³'lük bir ev için toplam 8-12 saat bekleyin.
- Kırılacak eşyayı balonlu naylon ve köpükle sarın, boşluk bırakmayın. Bardak ve tabakları tek tek kağıda sarıp dik değil yan yerleştirin; koli içinde hareket eden her parça kırılma adayıdır. Ayna ve tabloyu köpük levha üzerine alıp köşelerine ekstra köpük takviyesi yapın, yüzeyini streç film ile kapatın. Balonlu naylonun 50 metrelik rulosu 2026'da 180-260 TL, köpük levha paketi 300 TL civarındadır.
- Elektronik cihazları orijinal kutularında veya antistatik poşetlerde saklayın. Orijinal kutu yoksa cihazı antistatik poşete koyup boyutuna uygun sert bir koliyе yerleştirin, dört bir yanını köpükle besleyin. Buzdolabını depolamadan en az 24 saat önce çözülmeye bırakın, içini tamamen kuruttuktan sonra kapağını aralık bırakacak şekilde bantlayın. Kapalı kalan bir buzdolabı üç hafta içinde ağır küf kokusu yapar ve bu koku çoğu zaman cihazdan çıkmaz.
- Mobilyayı nem almayan örtülerle kapatın, ahşap yüzeylere mobilya cilası uygulayın. Cilayı depolamadan en az bir hafta önce uygulayın ki tamamen kürleşsin; cilasız ahşap, nem oranı %60'ı aştığında küf riskini üç kat artıran ortamda ilk zarar gören yüzeydir. Pamuklu örtü yerine streç film veya naylon örtü kullanın, ama naylonu doğrudan cilalı yüzeye yapıştırmayın; önce ince bir kağıt katmanı koyun. Mobilya cilası 2026'da 250-400 TL arasındadır.
- Kutuları yere değil palette yerleştirin; ağırları alta, hafifleri üste koyun. Birimin zemininde oluşabilecek nem, doğrudan zemine oturan kartonu iki-üç hafta içinde yumuşatır ve alttaki koliler çöker. Palet bulunmuyorsa en alta bir kat kalın mukavva veya strafor serin. Raf sistemine yerleştiriyorsanız dolu kolileri alt raflara, hafif olanları üste alın; 1,5 metrenin üzerine 20 kilodan ağır koli çıkarmayın.
- Gardırop ve dolap içlerine nem alıcı yerleştirin, kapağı bantla sabitleyin. Silika jel paketleri veya nem alıcı kutu, 10 m³ birim başına 3-4 adet yeterlidir; sayı 2026'da 40-90 TL aralığında satılıyor. Dolapların kapaklarını bantlayıp açık bırakmayın, içine giren toz temizlenmesi en zor kirdir. Kıyafetleri askıda değil, vakumlu poşette katlayarak saklamak hacimden de kazandırır; 25 m³'lük bir ev bu yöntemle 2-3 m³ küçülebilir.
- Birimin girişini boş bırakın, yerleşimi kağıda çizin. Kapıdan ilk 60-80 cm'lik şerit her zaman boş kalmalı; aksi halde aradığınız tek bir kutuyu çıkarmak için yarım birimi boşaltırsınız. Yerleşim planını bir kağıda çizip birimin kapısına asın ve kutuların numaralarını bu plana işleyin. Ayda bir kez uğrayıp göz atın; 7/24 erişim sunan şirketlerde bu kontrol 15 dakikanızı alır.
- İlk ziyarette bir fotoğraf seti çekin. Birimin genel görünümünü, sayaç ekranını, duvar ve zemin köşelerini, teslim aldığınız kilit ve kapı kolunu tarih damgalı olarak kaydedin. Depolama şirketlerinin yalnızca %60'ı 7/24 erişim verdiği için çoğu durumda bir sonraki girişiniz haftalar sonra olacak; elinizdeki bu set hem hasar tespitinde hem sigorta başvurusunda ilk istenen belgedir.
En sık yapılan hata, kutuları zeminle temas ettirmek. İnsanlar birimi görüp "burası kuru, sorun olmaz" diye kolileri doğrudan betona diziyor; İstanbul'da bodrum kat birimlerde bu kararın bedeli genelde 4-6 hafta içinde ödenir. İkinci hata ise ağır kutuları üste koymak: raf kırılmaz, koli kayar. Depolama şirketiniz palet ve raf vermiyorsa bunu sözleşmede hizmet kapsamına yazdırın, sonradan kiralanan paletin günlüğü 25-40 TL'ye çıkar.
Sık Sorulan Sorular
Depolama şirketi seçerken en önemli kriter nedir?
En önemli kriter, şirketin eşyalarınızı hangi sigorta poliçesiyle ve hangi limit üzerinden güvence altına aldığıdır. Aylık 3.000 TL yerine 2.600 TL isteyen bir firmanın poliçesi yoksa, 200.000 TL değerindeki bir ev eşyası için 40.000 TL'lik tasarruf uğruna tüm riski siz üstlenirsiniz. Sözleşmede muafiyet, teminat üst sınırı ve hangi hasar türlerinin (yangın, su, hırsızlık, deprem) kapsam dışı olduğu yazılı olmalı.
Depolama ücretleri aylık mı yoksa yıllık mı ödenir?
Türkiye'de depolama ücretleri neredeyse her zaman aylık tahsil edilir; yıllık peşin ödeme yaygın bir uygulama değildir. 6 ay ve üzeri taahhüt verdiğinizde aylık bedelde tipik olarak %10-20 indirim uygulanır. 10 m³'lük bir birim için 2026 itibarıyla İstanbul'da aylık 4.500-7.000 TL bandı makul kabul edilir; bu rakamın altındaki tekliflerde genellikle iklimlendirme veya güvenlik kalemlerinden biri eksiktir.
Eşyalarım depoda hasar görürse ne yapmalıyım?
Önce depoya gidip hasar tespit tutanağı tutturun; tutanakta tarih, birim numarası, hasarlı eşya listesi ve fotoğraflar yer almalı ve her iki taraf imzalamalıdır. Poliçe varsa hasar bildirimi çoğu sözleşmede 15 gün içinde yapılmak zorundadır; bu süre geçerse sigorta şirketi talebi reddedebilir. Tutanağı imzalamayan bir firmada çalışıyorsanız, o gün ekspertiz için bağımsız bir sigorta eksperi çağırın.
Depolama şirketleri eşyalarımı taşır mı?
Bir kısmı taşır, ama bu neredeyse hiçbir zaman depolama ücretine dahil değildir. İstanbul içinde 3+1 bir evin depoya taşınması 2026'da asansörlü nakliye, ambalaj ve sigorta dahil ortalama 18.000-30.000 TL arasında faturalanır. Nakliyeyi ayrı bir taahhütname ile şirkete bırakmak işinizi kolaylaştırır; çünkü taşıma sırasında oluşan hasarlarda depo sigortası değil nakliyat sigortası devrededir.
Depolama birimine istediğim zaman erişebilir miyim?
İdeali 7/24 erişimdir ve bireysel kartlı giriş sistemiyle sağlanır; eşyanıza gece 02.00'de de ulaşabilmelisiniz. Ancak birçok şirket erişimi hafta içi 09.00-18.00 arasına sınırlar, cumartesi yarım gün çalışır. İş yeri arşivi gibi yılda bir kez erişeceğiniz bir yük için bu kısıt sorun değildir; e-ticaret stoğu döndüren biri için mesai saatli depo doğrudan iş kaybı demektir.
Depolama için sözleşme şart mı?
Yasal olarak zorunlu değil, fakat yazılı sözleşme olmadan hakkınızı kanıtlayamazsınız. Sözlü anlaşmada deprem hasarı, erişim kısıtı veya zam oranı tartışmaya açık kalır. Sözleşmede birim numarası ve m³ değeri, aylık bedel, zam koşulu, sigorta teminatı, erişim saatleri ve fesih bildirim süresi (genellikle 30 gün) açıkça yazılmalı. İmzalamadan önce birim kapısında ve koridor kameralarında tarih damgası olup olmadığını kontrol edin.